Kafanızı Koruyun: Ona Küçük Kasklar Takın

Her yıl yalnızca Amerika’da 6.000 kişi, bisiklet sürerken yaşadığı kazalar sonucunda aldıkları kafa darbeleri yüzünden hastaneye başvuruyor ve bu kazaların yaklaşık %75’i travma ile sonuçlanıyor. Hayır, kafanız bunları hak etmiyor. Ona parlak renkli, güzel bir kask alın, karanlıkta da görünsün. Düzgün kullanıldığında, bisiklet kaskları kafaya alınan darbelerin %90’ını önler; beyniniz, size kalır…

Büyük Almayın, Seneye De Kullanamazsınız

Yeni bir bisiklet mi alacaksınız? Kendinize büyük veya küçük gelecek bir bisiklet çerçevesi, sürüşünüzü büyük ölçüde etkileyecektir. Ayakkabılarınızı çıkartın, yeni alacağınız bisikletin yanında durun, kadronla kasık bölgeniz arasında yaklaşık 5 cm varsa, tamamdır: O sizin bisikletiniz. Yine de bisikleti satın alacağınız kişi, sizi alacağınız bisiklet çeşidi ve modeli konusunda doğru yönlendirebilecek birisi olursa sonradan üzülmezsiniz…

Sele Sizin En Büyük Dostunuz

Bisiklet sürerken çoğunlukla oturuyor olacaksınız... Dolayısıyla rahat bir yere oturmayı istemekte çok haklısınız. Bunun için, içi doldurulmuş seleleri ve koyun derisinden yapılmış seleleri tercih edebilirsiniz. Sele boyu da sürüş keyfinizi etkileyecek önemli faktörlerden: Seleye oturun ve pedalın en altta olacağı şekilde ayağınızı yerleştirin. Dizleriniz belli belirsiz bükük durmalı; çok bükülüyorsa selenizi alçak, bacağınız dümdüz duruyorsa yüksek ayarlamışsınız demektir.

Yavaş Başlayın, Hevesinizi Canlı Tutun!

Özellikle kondisyon açısından idmanlı değilseniz, küçük rotalarla başlayın. İlk üç veya dört hafta boyunca 30 dakika civarında pedal çevirmeniz yeterlidir. Zaman içinde süreyi uzatabilir, zemin tercihinizi daha zorlu olacak şekilde değiştirebilirsiniz. İlk başlarda bir grupla birlikte bisiklet sürmek hem motivasyonunuz hem de eğlence açısından daha verimli olacaktır.

Karanlıkta, Bir Disko Topu Gibi Işık Saçın

Karanlıkta bisiklet sürmekten kaçının. Yine de karanlık bir ortamda bisiklet sürmekte ısrarcıysanız, parlak renkli ve yansıtıcı yüzeyli kıyafetleri tercih edin. Kaskınıza ve bisikletinize yapıştıracağınız yansıtıcı bantlar da görünürlüğünüzü arttıracaktır. Aslında bu yansıtıcı bantları gündüzleri de kullanmak akıllıca olabilir…

Trafik Kurallarına Uyun, Uzun Yaşayın

Trafik akışında bisiklet kullanıyorsanız, yayalara ve araçlara yol verin, el işaretleri ile duracağınızı - döneceğinizi bildirin, tüm trafik kurallarına ve işaretlerine uyun. Gerekli hallerde araç sürücüleri ile iletişim kurun. Başka bir bisikletliyle yan yana bisiklet sürmeyin, hem kendinize hem de yol arkadaşınıza zarar verebilirsiniz. Duran arabaların aniden açılabilecek kapılarına, mazgallara ve bu tarz tehlikelere karşı dikkatli olun.

Yiğitliğin Onda Dokuzu Frendir

Bisiklet kullananlar bilir, iyi gitmek kadar iyi durmak da önemlidir. Kendinizi ve kaslarınızı fazla yormamak, vücudunuzun en makul basıncı hissetmesini sağlamak için, fren kollarınızın sonlarına basın. Aniden durmanız gereken durumlarda, frenleri sıkın ve gövdenizi selenizin sonuna gelecek kadar geriye yaslayın. Yokuş aşağı giderken veya ıslak zeminlerde, sert fren yapmak yerine, kesik kesik fren yapmak çok daha kullanışlı olacaktır. Genel olarak sert frenlerden kaçının, yapmak zorunda kaldığınız durumlarda kesinlikle önce ön frenleri sıkmayın. Bunun yerine kısa aralıklarla ve keskin şekilde frenlerinizi sıkıp bırakın.

Baldırlara Kıymayın Efendiler: Vites Düşürün

Roberto Carlos gibi baldırlara sahip değilseniz ve kısa vadede böyle bir beklentiniz yoksa yüksek viteslerde uzun süre pedal çevirmeyin. Dizlerinizdeki basınç yok yere artar, çabuk yorulursunuz. Düşük viteslere geçtiğinizde, dizlerinizde daha az gerilimle daha çok egzersiz yapmış olursunuz. Pek çok bisiklet sürücüsü için dakikada 60 ile 80 tur arası pedal çevirmek idealdir. Profesyonel bisiklet sürücüleri 80 ile 100 tur arası çevirirler.

Kaslarınızı Hor Kullanmayın: İllaki İşinize Yararlar

Uzun bir yokuşu tırmandıktan sonra, yokuş aşağı pedal çevirmeden inmeyin. Çünkü yokuş tırmandığınız süre boyunca kaslarınız laktik asitle dolarlar ve kas ağrısına sebep olabilirler. Eğer aşağı inerken hafifçe ama sürekli olarak pedal çevirmeye devam ederseniz, kaslarınıza o sevimsiz laktik asitten kurtulmada yardımcı olabilirsiniz.

Tebdili Pozisyonda Ferahlık Vardır

Ellerinizin ve vücudunuzun pozisyonunu sıklıkla değiştirin. Bu değişim, sırtınızın, boynunuzun ve kollarınızın açılarını da etkiler ve böylece baskıyı farklı farklı sinirlere aktarmış olursunuz. Gidonun kıvrımlı taraflarından tutarak uzun süre sürüş yapmamaya çalışın: Ellerinize, sırtınıza ve boynunuza kramp girebilir. Kollarınızı serbest bırakır ve dirseklerinizi kilitlemezseniz, çukur ve tümsekleri daha kolay atlatırsınız.